Temel Hak ve Özgürlükler

Temel Hak ve Özgürlükler

-Fikir, İfade, Basın Özgürlüğü ve Gösteri Hakkı

Fikir, ifade ve basın özgürlüğü bir rejimin demokratik karakterini yansıtan en önemli göstergedir. Eleştiri hakkı, gösteri yürüyüşü ve protesto, objektif haber alma hakkı yurttaşların bulunduğu toplumda özgürlüklerini kullanmaları için vazgeçilmez araçlardır. Türkiye’nin Sesi Partisi olarak fikir, ifade ve basın özgürlüğünü katılımcı demokrasi için önemli görüyor; bu hakların kullanımı noktasında yurttaşlarımızın özgürce davranabileceği bir düzeni vazgeçilmez olarak görüyoruz.

Bu bağlamda,

-Siyasetçilere yönelik hakaret içeren, şiddet çağrıştıran, onur ve haysiyet hedefli eleştiriler hariç diğer eleştiriler düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilecek, yargının konusu olmaktan çıkarılacaktır.

-Basın özgürlüğü mutlak anlamda korunacak kişi haklarını tahkir eden, ırkçı, şiddeti öven veya teşvik edecek yayınlar dışında yaptıkları haberler nedeniyle yargılanamayacaklardır.

-Gösteri ve yürüyüşler anayasal hak olup keyfi ve yasadışı gerekçelerle veya kamu güvenliği iddiası ile engellenemeyecek, anayasal hakları keyfi şekilde kullandırmayan, engelleyen yöneticiler hakkında gerekli tasarrufta bulunulacaktır.

-Hiç kimse şiddet çağrısı veya nefret suçu işlemediği müddetçe, ne kadar aykırı olursa olsun kahir ekseriyetin katılmadığı, şok eden düşüncelere sahip de olsa bundan ötürü yargılanmayacaktır.

Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü tüm tarafların katılımını da esas alarak hukuki altyapıya kavuşturulacaktır.

-Örgütlenme Hakkı

Örgütlenme özgürlüğü anayasal bir hak olmakla birlikte, bireylerin kendi ekonomik, sosyal ve özlük haklarını korumak için kendilerini temsil eden bir toplu yapı oluşturarak bir araya gelmeleridir. Demokrasiler siyasi parti, sendika, dernek ve vakıf gibi birçok örgütlenme biçimine faaliyetlerini özgürce yapma ve varlıklarını sürdürme hakkı sağlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti örgütlenme özgürlüğüne yer veren uluslararası antlaşmaları usulüne uygun bir şekilde onaylamış ve iç hukukunun bir parçası yapmıştır.

Bu bağlamda örgütlenme önünde engel olan mevzuat, paydaşların da katılımıyla gözden geçirilerek yeniden düzenlenecektir. Bu düzenlemeler anayasal güvence altına alınacaktır.

-İnanç ve Vicdan Özgürlüğü

Din ve vicdan özgürlüğü, bütün inançlara eşit davranan ve inanmayanların da inanmama hakkını da gözetecek şekilde devlet güvencesi altında olmalıdır. Devlet vatandaşların din ve ibadet tercihlerine müdahale edemez. Devletin görevi, eşit haklara sahip yurttaşların din ve inançlarının gereğini hiçbir endişe ve korkuya kapılmadan her türlü baskıdan uzak ve barış içinde yaşamasını sağlamaktır.

Devlet; insanların din, inanç, öğreti ve manevi tercihlerini hoşgörü ve saygıyla karşılar. İbadetin şekli ve ibadet yeri gibi konular sadece o din ve inanç mensupları tarafından belirlenebilir. Devletin ibadethane ve mabetler için kabul ettiği hukuki statü, o inanca mensup bireylerin kabul ettiği doğrultuda olacaktır. Bu yaklaşım bütün din, öğreti ve inanç grupları için geçerlidir.

Devletin temel görevlerinden biri, din ve inanç gruplarının varlıklarını özgürce sürdürebilmesi, geleneklerini koruyup geliştirebilmesi ve örgütlenebilmesi için sahip oldukları hak ve özgürlükleri kullanmalarını güvence altına almaktır.

İnanç farklılıkları üzerinden toplumun bir kesiminin başka bir kesimiyle karşı karşıya getirilmesi hoşgörüyle karşılanamaz ve kabul edilemez.

Bu bağlamda inanç ve vicdan hürriyetini doğru bir şekilde tanımlayarak her vatandaşın kendi inancını veya inançsızlığını yaşayabileceği bir yasal altyapı kurarak toplumsal barışı güvence altına alacağız.

-Ana Dili Eğitimi

Anadili, insanın doğup büyüdüğü aileden ve yakın çevresinden edindiği dildir. Kişinin toplumla oluşturduğu ilişkileri ve kişisel gelişimi belirleyen önemli bir iletişim sistemidir. Anadili sadece bir dilin kullanımı ile sınırlı olmayıp dilin sahibi olan toplumun kültür, edebiyat ve tarihinin saklandığı bir hafızadır. Bu yönüyle de resmî dil yanında vatandaşların anadilini de öğrenmelerini, geliştirmelerini ve kullanmalarını sağlamak demokratik devletin görevidir.

Devletin diğer görevi de anadillerinin bilim dili olarak eğitim süreçlerinde yer almasını sağlamaktır.

Türkiye’nin Sesi Partisi anadili taleplerini, temel vatandaşlık haklarının bir parçası olarak görür. Anadilinin kullanımı önündeki engelleri kaldıracağını taahhüt eder. Anadiline dönük taleplerin karşılanması toplumsal dayanışmayı ve gönüllü beraberliği de güçlendirecektir. Ülkemizde Türkçeden farklı çok sayıda anadili vardır. Bu konuda yapılacak yasal altyapı neticesinde anadili eğitimini tüm ülke sathına yayarak anadili sahibi vatandaşlarımızın geçmiş ile gelecek arasına köprü kurmasını sağlayacağız.