Ekonomi

EKONOMİ

Dünya genelinde insanların adil bölüşümden uzak bir şekilde yoksulluk ve sömürü düzeninde yaşaması insan olmaktan gelen haklarını kullanmasına engeldir.
Bilim ve teknolojideki gelişmeler insan emeğini değersizleştirerek üretimden aldığı payını azaltmaktadır.
Türkiye’nin Sesi Partisi kuralları ve denetimi olmayan serbest piyasanın adil bölüşüme engel olduğunu ifade etmektedir.
Türkiye’nin Sesi Partisi olarak ekonomik politikaları ve kamudaki yansımalarını sosyal refahı önceleyerek hayata geçireceğiz. Tek başına ekonomik büyüme rakamlarının sosyal refahı arttırmadığını biliyor, büyüme deneyimlerine bakıldığında aksine sosyal refahı azaltan bir güce sahip olduğunu görüyoruz.
Yoksulluk ile mücadelemiz sadece insani desteklerin vatandaşa sunulmasından ziyade etkin bir istihdam ve üretim programına dayalı olacaktır. Derin yoksulluğa karşı derin bir mücadele yürütürken planlamaları günübirlik ihtiyaçlar yerine orta ve uzun vadede işleyen bir model üzerine kuracağız.
Devlet piyasa içerisinde karşı karşıya gelen emek ve sermayenin uzlaşmasını, refaha dönüştürecek araçlar ile gerçekleştirmeli; sermayenin kontrolsüz büyümesine yol açacak popülist politikalardan kaçınmalıdır.
Dezavantajlı gruplar başta olmak üzere toplumun her ferdinin insanca yaşamasına yetecek oranda pay almasını sağlamak devletin asli görevidir, dolayısıyla üretim sürecinde yer almasına bağlı olmaksızın toplumda üretilen refahtan ve milli servetten tüm toplum bireyleri pay sahibidir. Her vatandaş, insanca yaşama hakkına sahiptir.
Sözleşme, mülkiyet ve miras hakları vatandaşın özgürce kullanabileceği haklarıdır. Sözleşme, mülkiyet ve miras hakkı sınırsız değildir; topluma ve çevreye zarar vererek bu haklar kullanılamaz. Devlet bir organizasyon olarak servetin, üretim sürecine dâhil olmadan belli gruplar arasında el değiştirerek güç aracı olarak kullanılmasına engel olmalıdır. Sosyal refahın artması, devletin vatandaşa karşı anayasal sorumluluklarını kusursuz yerine getirmesiyle mümkündür.
Vergi politikaları kazanç ve malvarlığı üzerinden adil bir şekilde yapılandırılmalı, düşük gelirli vatandaşlar ile esnafın geliri doğrultusunda vergilendirilmesi sağlanmalıdır.
Devletin öncelikli ve kamusal görevi olan eğitim, sağlık ve güvenliğin hizmet alımı yoluyla gerçekleştirilmesi hizmetlerin kamusal karakterine aykırıdır. Kamusal hizmet kamusal faydayı ve eşit istifadeyi gözetmelidir.
Sonuç olarak Türkiye’nin Sesi Partisi ekonomik büyüme kadar adil paylaşımı önemser. Bağımsız yargı, hukuki güvence ve güçlü ekonomiyi aynı önemde görür. Ekonomi alanında ülkemizin ihtiyaçları ve kaynakları doğrultusunda üretken, teknolojiyi ve tüm sektörlerdeki gelişmeleri takip eden, güncelliği koruyan ve en önemlisi sosyal adaleti önemseyen bir politikayı önemser. Türkiye’nin Sesi Partisi olarak mülkiyet hakkı ve serbest girişimde bulunma hakkı kadar sosyal adaleti kurumsallaştıran politikaların hayata geçirilmesini, çalışma barışı ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini, rekabetin monopol piyasalara yol açmayacak şekilde düzenlenmesini, kooperatifçilik ve benzeri kuruluşların çoğalmasını ve ülkemizin kendisine her alanda yetecek kadar üretebilecek bir potansiyelde olduğunu ve bunu harekete geçirecek bir üretim ve tarım politikasını anlayışı benimsediğimizi ifade ediyoruz.
Türkiye’nin Sesi Partisi bu doğrultuda ekonomik planlama ve politikaları hayata geçireceğini taahhüt eder.